Beterin Beteri: Fikir Engellisi

Beterin Beteri: Fikir Engellisi
Yunus Emre Kahveci
09 Haziran 2020

    Ben; genç, yapılı, kendini tanıyan, sesi kalın, çevresinde sevilen, gerektiğinde dik duran, gerektiğinde boynunu büken, Malcolm X’in, Ahmet Yasin’in ve daha nice çağın önderlerinin haykırışına gıptayla bakan, annesine ve babasına hürmet etmeyi bilen, zalimi ve mazlumu ayırt edebilecek gücü olan, yüce değerlere sahip, Müslüman aynı zamanda tıbba göre fiziksel engeli olan birisiyim. Çok uzatmış olabilirim kendimi anlatırken ama görüyorum ki insanlar artık birisini tanımak için çok fazla ayrıntıya ihtiyaç duyuyor. Ben de benim fikirlerimi okurken beni bilin istedim. Size söyleyecek şeylerim var. Benim fiziksel olarak engelimin olduğunu söyledim size. Ben bunu kabul ediyorum fakat başka engellilerin olduğunu da haber vermek istiyorum. Kim mi onlar? Fikirleriyle Allah’ın mülkünde Allah’a isyan edenler, hâkimiyeti Allah’tan başkalarına verenler, Yahudilere köle olmak pahasına aile, ahlak, Allah inancı gibi unsurları yıkmaya çalışanlar, cinsiyet kavramı üzerinden fesatlık çıkaranlar, kendi kavmi ile faşistçe övünenler, Allah’ın hakkı Allah’a Kayser’in hakkı Kayser’e diyenler, Allah’ın hâkimiyetini yeryüzünden gökyüzüne çekmeye çalışanlar ve Allah’a karşı tuğyan eden her kimse de engellidir. Bunlar fikirleriyle engelli olmayı başarmış kimselerdir. Vallahi ben bunlara nazaran zincirlerimi kırmış birisiyim. Vallahi ben bunlara nazaran hür, engelsiz biriyim.

Engel nedir kardeşim? diye soruyorum size. Hemen ben cevap vereyim: Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden, bir işi yapılamaz duruma sokan şeydir. Yani diyor ki: Benim kaslarım benim yürümemin önüne geçiyor ve ben yardımsız yürüyemiyorum. Eyvallah ben yürüme engelliyim. Ben akıllı adamım bir engel varsa kabulümdür. Ben de diyorum ki fikirlerinin önüne arzuları, nefisleri geçen bu kimseler de fikirsel engellidir.          

    Tabiatta bir tane yaprak yoktur ki ondan izinsiz yere düşsün!

Dediğim anda çıka geldi o ses:

  • Kim o? dedi sinsice ve kendinin yüce akla sahip biri olduğunu zannederek.

 Oysaki belliydi cevap en başından:

  • Allah (cc).

 Ezberlerini konuşmak için aldı nefesini:

  • Ya kardeşim ne Allah’ından bahsediyorsun doğa yasası var. Düşeceği belli işte yaprağın, Allah ile ne alakası var.

 (Dedi fikir yoksunu kimse. Doğa yasasını kim koydu acaba? Ya da doğa yasası neden o yaprağın düşmesini öngördü? ) tarih ona verilen cevaplar ile doluyken yormamalı insan kendini:  

  • Allah yok ama doğa yasası var! İyiymiş bay fikir engelli. Bu engelinle ancak arkadaş olabiliriz seninle.

Biliyordu çıkmaz sokağa girdiğini ama alışmıştı artık o sokağın havasına:

  • Tamam. Allah var desek ama bizi yönetme, bana karışma desek.
  • Neden, bay çokbilmiş? (Demiyor Allah’ın benim üzerimdeki hakkı beni rahatsız ediyor kılıf uydurmaya çalışıyor)

Allah’ın hakkına gasp eden yüzsüzlük edasıyla:

  • Biz insanlığa hükmedecek kabiliyetteyiz de ondan.
  •  İnsanlığa hükmedeceksin de: İnsan kim? Nasıl yaşaması gerekir? Hakkı nedir bu işin? Ya da hak nedir? Var mı cevabın?
  • Buluruz zamanla.

Hiçbir zaman bulamayacaklarını bilmeme rağmen:

  •  Kesin bulur musunuz?

 Düzenli bir yaratılışın getirisi sanki bizi bu dünyada terk etmekmiş gibi:

  •  Yani elbet bir gün en doğrusunu bulur insan.
  •  Seninki de iyi iş ha ölene kadar dünya da ilahlık taslamak istiyorsun ama bir gün buluruz doğrusunu deyip işin içinden sıyrılıyorsun. Sana da senin gibilere de Allah hidayet versin. Bu fikir engelinden kurtulmalısın yoksa canın cehenneme haberin ola.

Yaratanın hakkına gasp edince cennete gideceğini düşünerek:

  • Ya sen de hemen cehenneme yolladın beni ne var kardeşim bireysel ve toplumsal özgürlüğümüzü almak istediysek.
  •  Hani nerede özgürlük? Demokrasiniz mi yuttu? Yoksa başka bir sürüngeniniz mi var? Önce özgürlüğü insanlara yutturuyorsunuz sonra insanları yutulacak kıvama getiriyorsunuz.
  •  Herkes istediği fikrini söylesin işte ne var bunda? Çağlar öncesinden haber almaya gerek var mı?

Aklını nasılda ilah edinmiş diye geçirdim içimden, ama yine de engellerini kırmaya çalışıyordum zavallının:

  • İyi tamam herkes sevdiğiyle evlensin o zaman. Olur mu? Lafla peynir gemisi yürümez. Azıcık aklınızı kullansanız çağlar öncesi dediğinin her çağı bilebilecek yegâne bir güce sahip olduğunu anlardınız. Ama fikir engelini aşamamış ve ağır hastalığı olan engellilersiniz.
  • Ve farkına varmanın çok kolay olduğu, yaratma ve yaratıcının hükmetmesi fikri en tabii engelini geçemedi.

   Bu diyalog bence derdimi anlattı ama ben yine de derdimi toparlayayım: Dünya hayatında sadece fiziksel ve bedensel engellilik yoktur. hâricinde de engellilikler vardır. Ben biliyorum ki bu engelliliklerin arasından en beteri fikir engellilikleridir. Hani derler ya beterin beteri vardır. Ha işte fikir engelli birisinden daha beteri yoktur. Bu engelliliğin dışındaki kardeşlerim rahat olun ahirette sadece fikir engelliler dezavantajlı olacaktır.


 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!