“Ne Bileyim Abi” Üzerine

“Ne Bileyim Abi” Üzerine
Sümeyye Sel ODABAŞ
07 Mart 2017

Geçenlerde bir dizi izlerken “Ne bileyim abi” ifadesiyle karşılaştım. Bir çete lideri topladığı üç beş kişilik grup arasından bir kişiyi sağ kolu yapmak istiyor. Bunun için bir seçim yapacak. Söz konusu seçim kriteri “Ne bileyim abi?” ifadesini yürekten söylemek. Bu ifadeyi en içten söyleyen has adam olacak. Çete lideri bir kaç denemenin akabinde gerçekten söz konusu ifadeyi yürekten söyleyen birini bulduğuna ikna olur ve bu kişiyi has adamı yapar. Has adam olarak seçtiği kişi şöyle söylemektedir:  Abi söylediklerinden hiçbir şey anlamıyorum ama içimden seni alkışlamak geliyor.

Burada benim anladığım kadarıyla “Ne bileyim abi”yi yürekten söyleyerek has adam olmak bilmemekle ama harbiden bilmemekle ilişkili. Bir de çete liderine koşulsuz itaatle.

Öncelikle bilmek ve bilmemek ne demek bunun üzerine eğilelim. Örneğin bir arkadaşımın sıkıntısı var. Onun duygusunu paylaşıyorum. İyi hissetmiyorum. Arkadaşım başkalarının mutluluğunu kıskanıyor. Başkasının mutluluğu onun için ıstırap. Onun sıkıntısını paylaşıyorum. Onun duyduğu nefrete nefret eklememeye çalışarak sadece onun ıstırabını paylaşıyorum. Bu nasıl bir şey yahu? Onun ıstırabını hissediyorum, bu anlamda duygudaşız fakat onun içindeki kötülükten masum hissediyorum kendimi. Onun kötülüğüne göre şekillenmiyorum. Üstten bakıyorum kötülüğüne ve ona merhamet ediyorum. Bilerek merhamet etmek bu olsa gerek. Bilerek bir amaç güderek onun esiri olmadan kendiliğimi kaybetmeden ona merhamet ediyorum. Burada davrandığım tarzı, ben belirliyorum, arkadaşım veya arkadaşımın kötülüğü değil. Yani prensibi bende olan bir şekilde davranıyorum. İşte buna bilerek davranmak denebilir.

Oysa “Ne bileyim abi” diyen has adam gerçekleştireceği eylemler hakkında bütüncül bir bilgisizliğe sahip. Eylemlerinin şartlarından habersiz olarak çete liderinin belirlediği, bilinçten yoksun bir zeminde ilerlemekte. Ne üzerine düşündüğü bir kararı ne de gerçekleştireceği eyleme dair doğal bir eğilimi bulunmakta. Eylemlerin başlatıcısı da bitiricisi de çete lideri. Eylemi gerçekleştirmesi tamamen komutlarla olup mekanik görünmekte. Eylemlerinin nedenlerini, şartlarını, sonuçlarını bilmiyor. Birine merhameti sipariş üzerine oysaki tıpkı birine karşı sevgi duymak gibi merhamet de komutla, siparişle olmaz görünüyor. 

Dahası, has adamın birine kötülük yapması, sarhoş olduğu için veya birine çok kızıp öfkeden gözü döndüğü için böyle değil. Has adam bilmiyor. Çete liderinin ona verdiği görevi yerine getiriyor sadece fakat kesinlikle kendine sahip değil. Çete lideri, has adama sahip. Bu nedenle çete liderinin has adamı neyi yapmasının, neyi yapmamasının uygun olduğunu maalesef bilmiyor.
 
Has adamın ne bileyim abisinin kötülükleri, çete liderinin sipariş verdiği tarzda olup burada herhangi  bir tercihte bulunmadan bahsedemeyiz. Has adamın iyilikleri de aynı şekilde sipariş üzerine... Cimri insan gizlice şöyle söylermiş: Sefillerin talihsizliğinin sorumlusu ben miyim? Tıpkı bunun gibi has adam da ne bileyim diyerek işleri kendince kolaylaştırıyor gibi. Şüphesiz birilerine merhamet etmek zor görünüyor has adama. Bir çete liderine itaat zorunluluğu olmaksızın bilerek eylemek, her türden duygudaşlığın ilkesini kendinde taşımak,  kimsenin boyunduruğunda olmadan üstten bakıp siparişsiz merhamet etmek, has adamın ne bileyim abisine bu anlamda uygun düşmüyor. 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!