Hayata Bakış

Hayata Bakış
Ebru CİHANGİR
10 Kasım 2017

Ebru cihangir

  HAYATA BAKIŞ

İnsanlar ne hayatlar yaşıyor?  Neler uğruna can veriyorlar da kazanıyorlar bu dünya imtihanını?  Şu an ki ahvali yazsam kalemim ağlar sanıyorum. Sahi kalemler daha yürekli bazı insanlardan. Kalemler hisseder de acıları bazı yürekler hissetmez.

Dünya yıkılıyor. Nuh Tufanı’nın değil dünyayı boğan, Nemrut’un ateşi değil kasıp kavuran… Siyonistlerin elektronik dalgaları boğuyor insanları. Dünya sevgisi, Allah’tan (c.c) uzaklaşma ateşi yakıyor da insanları, yine de inlemiyor aciz insanoğlu. Ağızlarından ateşler püskürtüyorlar da anlamıyorlar hallerini. Yüzlerine bakıyorum, hepsi birer kemik yığını… Ama onlar anlamıyorlar bunları. Kiminin elinde içki, kiminin oyun taşları, kiminin “akıllı” telefonu… Her biri yakıyor ellerini de hissetmiyorlar. Haykırmak istiyorum;”Yüzyılın ölülerisiniz, bu ne hal!” diye. Bir yumruk oturuyor boğazımın tam ortasına. Anlatamıyorum…

Herkes kendi derdini dünyanın sonu gibi görüyor. Dünyanın sonu için siyonistler planlar yapıyor. Biz ise devedeki kulak derdindeyiz. Biri kara sevdaya tutulmuş gözü başka bir şey görmüyor, biri çevreme nasıl görünürüm derdinde, birçoğu da boş bir dedikodu tufanı… Tufan kasıp kavuruyor da, tüy uçmuyor yanlarından.

Büyük insanlar büyük işler yapıp gittiler. Büyük insanlar yalnız değildi önce Allah (c.c), melekler ve mü’minler vardı yanlarında.”Gerçek Mü’minler. ”Büyük insan olamıyorsak da o mümin’lerden de mi olamıyoruz? Safımızı da mı belli edemiyoruz? Bizim derdimiz din, bizim derdimiz ümmet, bizim tek derdimiz Allah’ın (c.c.) rızası da mı diyemiyoruz?

Üç Mü’min, üç yüz Mü’min’e denk sayılırdı Ashab-ı Kiram’da. O üç Mü’min nasıl Mü’mindi ki nice çoklara eşit sayıldı? Evet, onların derdi ne mal, ne dünya, ne de evlatlarıydı. Onların tek derdi Allah’ın rızasıydı. Bu yüzden başardılar. Bu yüzden Allah (c.c.) onlardan, onlar Allah’tan (c.c.) memnun olarak göçtüler.

1400 yılı aşkın yıl geçti o nesilden sonra. Nice insanlar gelip geçti. Onlar vardılar, var olduklarını ispatladılar. Şimdi sıra bizde. Şimdi nasıl bir Asiyelik, Hamzalık göstermek gerekiyorsa öyle gösterme zamanı. Zaman bizdedir artık ve mekân bize emanettir, Mescid-i Aksa bize emanettir, Filistin bize emanettir, Müslümanlar bize emanettir. Huzur-u Mahşer, emanete sahip çıkanları ve hıyanet edenleri beklemektedir.