Allah İçin...

Allah İçin...
Ebru CİHANGİR
18 Mayıs 2017

Dünya dönüyor, güneş doğuyor ve batıyor, yıldızlar geceyi aydınlatıyor; Kimin için?

Kan damarlarda akıyor, damarlar hiç birbirine dolanmadan yol alıyor, kaslar kasılıp-gevşiyor; Kimin için?

İnekler; yeşil renkli bitkilerden yumuşak içimli bembeyaz süt yapıyor, arılar; çiçek, çiçek dolaşıp tap tatlı bal yapıyor; Kimin için?

Verdiğim tüm örnekler zahirde bir kısmı cansız bir kısmı canlı ama şuursuz varlıklar. Bu kadar varlık her şeyi yerli yerinde, düzenli bir şekilde yapıyor. Kavga etmeden, her şey kendi yörüngesinde seğiriyor. Peki, bu kadar şey neden oluyor? Tabii ki Rabbim buyurduğu için hepsi insana hizmet ediyor. Bu olayların hepside Allah’ın insanlar için hazır bulundurduğu nimetidir. İnsanlar için şükür sebebidir. Peki;  insan bu kadar nimet hizmetine sunulmuşken ne yapıyor? Bize emanet verilmiş zamanının ne kadarını “Allah (c.c.) için” yaşıyoruz? Ne kadarında bu nimetleri düşünüp tefekkür ediyoruz? Güneş’in,  Ay’ın üzerimizdeki hakkını ne kadar idrak ediyoruz. Hesap gününde Allah’ın (c.c.) buyurduğunu dinleyip insana hizmet eden bu varlıklar hesap sormaz mı bizden? Güneş demez mi, ben dünyayı aydınlatır ve ısıtırken sen Rabbin için ne yaptın? Ben senin için bir milim dahi yaklaşmazken dünyaya sen bana bakıp tesadüf mü dedin? Dünya yapışmaz mı yakamıza ben tüm güzelliklerimi Allah’tan (c.c.) emanet almışken sen neden bende ebedi kalacak gibi güzelliklerime bağlanıp kendinin sandın diye? 

Ne söyleriz sahi? Hangi bir hatadan dolayı özür dileriz? Hangi izah bizi kurtarır? Hele gözümüzü kapatıp güneş yoktur demek misali hiç Allah’ı (c.c.) tanımama bedbahtsızlığına düştüysek? Çok övündüğümüz aklımız mantığımız mı bizi kurtaracak? İnsan düşünmeli ve tefekkür etmeli, dünyadaki bunca şey gereksiz, lüzumsuz, değildir. Tüm evren insana hizmette iken insan da dünyaya geliş amacını, Kâlu-Belâ’daki verdiği sözü unutmayarak dünyayı Allah (c.c.) için imar etmelidir. Yürürken Güneş’e selam verip sen her gün doğdukça ve ben nefes aldıkça Müslüman gibi yaşayacağım diyebilmeli, gece gökyüzünü izlerken yıldızlara göz kırpıp siz gökyüzünde durdukça ve gözlerim gördükçe Allah (c.c.) için harama bir anlık dahi bakmayacağım, güzeli göreceğim diyebilmeli. Sütü içerken, sen böyle beyaz olduğun sürece inşallah amel defterimde de böyle ak ameller olacak diyebilmeli. Bal yerken sen böyle tatlı olduğun sürece ben de mümin kardeşlerime böyle tatlı sözler söyleyeceğim diyebilmeli.  

 
Bir şeyler yapabilmeli insan. Allah (c.c.) için kalkıp yürüyebilmeli,  gidebilmeli, cihad meydanlarına çıkabilmeli ve çıkarabilmeli gerçekleri gün yüzüne; kim ne yapabiliyorsa artık yapmalı. Yazmalı insan kalemiyle,  kelamına yüklemeli imanını; sevmeli hissetmeli insan Allah’ı (c.c.) ve Resulullah’ı (s.a.v).

Artık bir şeyler yapabilmeli insan hesap günü gelmeden ve hesaplar dürülmeden harekete geçmeli, artık bir şeyler yapabilmeli insan birçok şey yapabiliyorken….