Bir Farkla

Bir Farkla
Ebru CİHANGİR
06 Temmuz 2020

Ben de düştüm kör kuyulara.

Kardeşim Yusuf’tan bir farkla,

Çelme takarak kendi bacağıma,

Ben itekleyerek sırtımı ellerimle,

Bile isteye, yuvarlandım.

 

Ben de düştüm o dipsiz kuyulara.

Kardeşim Yusuf’tan bir farkla,

Benimkisi kötü bir niyetti,

Kardeşim Yusuf’un kinin ihanetti ismi.

Bile isteye, yuvarlandım.

 

Ben de düştüm o zemheri kuyulara.

Kardeşim Yusuf’tan bir farkla,

O'nun düşen bedeniydi, ruhu yerli yerinde.

Benim ruhum yuvarlanıverdi önce.

Bile isteye, yuvarladım.

 

Ben de esir düştüm.

Kardeşim Yusuf’tan bir farkla,

Benimki nefis bataklığı,

O'nun ise başındaydı iffet tacı.

Benim gömleğim önden yırtıldı,

O'nun yırtığı arkasındaydı.

Bile isteye, parçaladım.

 

Benim de adım Yusuf’tu.

O bir olan Rabbi’nin kulu,

Ben ise sayısız tanrılara köle.

Bile isteye, açtım aramızdaki uçurumu.

 

Kokunu alıyorum ey Yusuf,

Deli demelerine aldırmadan ciğerlerime dolduruyorum.

İpine uzanıyorum ey Yusuf,

Çıkılmaz dedikleri kuyularımdan sesleniyorum.

 

Hüzün yüklü yüreğime de doğ ey Yusuf,

Kudüs kadar mukaddes kıl yanımı yöremi.

Kapıya koşuşlarını hatırlat bana ey Yusuf,

Hatırlat tedbirden sorumlu olduğumu.

 

Çağın kurtlarının sahte kanları bulaştı ey Yusuf

Ellerime, dillerime, fikirlerime...

Kör olan kalbimdir ey Yusuf,

Gönder ötelerden misk-i amber gömleğini,

Ulaştır da sürme niyetine çekeyim gözlerime.

 

Benim de adım Yusuftur,

Kıssan ömrüme hisse olsun,

Sevdalarım Yusufca,

Zindanlarım medrese-i Yusuf olsun.

 

Ey kardeşim Yusuf,

Seninle tek farkımız nübüvvet mührü olsun.