Ailede Mahremiyet Eğitimi

Ailede Mahremiyet Eğitimi
Garip SAĞLIK
02 Şubat 2017

Çocukların büyüyerek gençlik evresine girmesi ve ardından olgun bir insan düzeyine ulaşması esnasında onları en çok meşgul eden konulardan biri de cinsel konular ve mahremiyettir. 

Çocuğun etrafında bulunan ebeveyn, kardeşleri, akrabaları, arkadaşları, öğretmenleri ve çevrenin etkisiyle bu konulardaki bilinç, yanlış ya da doğru bir şekilde inşa olunur. Bu konulardaki istismar, fert ve toplum vicdanında derin yaralar açar. 

Mahremiyetin sağlıklı bir şekilde öğrenilmesi, uygulanması ve istismara sebep olacak yolların kapatılması, ciddiyetle hayata geçirilmesi gereken eğitim konularındandır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır; “Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi siz de evlerinizde ve emriniz altındakileri Cehennem’den korumalısınız…“1 Bu hadis-i şerif, anne ve babaya çocuğunu korumayı bir görev olarak belirlemektedir.

Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır; “Evinde çocuklarının terbiyesiyle meşgul olan Müslüman kadın, Cennet’te benimle beraberdir.”2 Bu hadis-i şerif ise annenin çocuk eğitimi üzerindeki rolünü vurgulamaktadır.

Mahremiyet Eğitimi, ebeveynin (anne ve babanın) öncelikle evde vermesi gereken bir eğitimdir. Anne baba, çocuğun hallerini izlemeli ve değerlendirmelidirler. Aynı zamanda çocuğun kardeşleri, arkadaşları, akrabaları ve komşuları ile alakalı ilişkileri gözlem yoluyla takip ederek kontrol etmelidir. 

Anne ve babalar çocuklukta kendi başlarından geçenlerin çoğunu unuturlar. Önemli gördükleri ya da çok rahatsız oldukları olaylar akılda kalmaktadır. Bu yüzden bu konuyla ilgili tecrübe ile birlikte Mahremiyet eğitimi de ayrıca alınması gerekmektedir.

Bir evvelki nesilde, aileler çekirdek aile değil de birkaç neslin bir arada yaşadığı geniş aile olduğundan, anne baba olanlar çocukları ile ilgilenip onları yetiştirirken aynı zamanda evdeki dede ve nine, ebeveyni eğitiyorlardı. Nesilden nesle aktarılan bu bilgiler bir eğitim kurumunda öğrenilmese bile uygulamalı olarak hayata geçiriliyordu. 

Maalesef bu doğal yapı bozulduğundan dolayı anne ve baba ya etrafında gördüğü ya da nasihat ile elde ettiği şeylerle veya kendi tecrübesi ile anne baba olmayı öğrenmektedir. Bu yüzden anne ve baba her karşılaştıkları olayla birlikte doğal seyrinde kendilerini eğitmektedirler. 

Mahremiyet Eğitimi konusunda ilk olarak ebeveyn neler yapmalı, ikinci olarak evde nelere dikkat etmeli, üçüncü olarak çocuğun sosyal çevresini nasıl takip etmeli, dördüncü olarak bir olumsuzlukla karşılaştıklarında neler yapmalı sorularına cevap arayacağız.  

A. Anne-Baba Neler Yapmalı?
Ebeveynin dikkat etmesi gereken öncelikli konular kendi davranışları ile alakalıdır. Ebeveyn çocuklarda ne görmek istiyorsa onu öncelikle kendi yapmalıdır. 

Ebeveyn Mahremiyet Eğitimi Almalı
Ebeveyn çocuğunun gelişim dönemlerini öğrenmeli,  yaşına uygun bir dil kullanmalı, doğru bilgiler aktarmalı, doğal olmalı, panik havasında bir eğitim uygulamamalı, çocuklara yumuşak davranmalı, sertlik yaparak, yasaklayarak değil konuyu sunarak ve dikkat etmeleri gereken yönlerini vurgulayarak öğretmeli, “Aman, oğlum/kızım, dışarıdaki kötü insanlara dikkat et, seni alır kaçırır...” şeklindeki çocukları korkutarak veya zorlayarak özgüvenini zedelememeli ve böylece ileriye yönelik oluşabilecek korkuları engellenmeliler.

Özellikle ebeveynin yanlış bir şey gördüğünde “ayıp” kelimesi ile tepki göstermeli, yedi yaşından itibaren günah ve haram kelimeleri ile manevî olarak dikkatli olma hali oluşturulmalı, çocukların duygu ve düşüncelerini ciddiye almalı ve onlara inanmalı ve inandıklarını hissettirmelidirler. Onlara şefkatli ve saygılı olunmalı onları önemsemeli ve önemsendikleri hissettirilmeli. Bu durumda çocuklar öncelikle kendilerine saygılı olmayı öğrenecek ve kişiliklerini sağlıklı oluşturacak ve diğer insanlara saygılı davranacaklardır.

Çocuğunuza Mahremiyet Eğitimi yazısını okuyun. Ona sakince bunlara dikkat etmesi gerektiğini söyleyin. Ardından bu konularda başkalarına da aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini çocuğunuza hatırlatmayı unutmayın. 

Çocuklara erkeklerin ve kızların genel olarak nelerden hoşlandığı, nasıl göründüğü ve nasıl giyindiği hakkında sohbet edin. Sonra çocuklara kısa bir hikâye anlatacağınızı ve çocukların hikâyedeki yanlışları bulmalarını söyleyin. “Bir gün Osman’ın evde canı sıkılmış. Parkta oynamaya gitmeye karar vermiş. Hemen gidip dolaptan bir etek almış.” (Çocukların tepki vermelerini bekler) Sonra tabii ki ben etek giyemem ben bir erkeğim demiş ve pantolonunu giymiş. 

Sonra Parkta takkesini takıp gelmiş olan Fatma’yı görmüş. (Çocukların tepkisini bekledikten sonra) Tabii ki Fatma bir kız, takke takamaz. Yaklaşınca Fatma’nın, başörtüsünü takıp geldiğini görmüş. 

Ebeveyn Örnek Davranışlar Sergilemeli
Ebeveynin birbirlerine olan yaklaşımları ve yaşantıları çocukların örnek aldığı konuların başında gelir. Ebeveynin konuşmaları, birbirlerine davranışları, giyinişleri, uyku odasındaki (yatak odası) halleri, banyodaki halleri gibi her hali çocuk tarafından izlenir. Ve aklına kazılan bu bilgileri örnek alarak aynısını yapmaya çalışır. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır; “Dünyaya gelen her insan fıtrat üzere doğar; sonra anne ve babası onu Yahudi, Hıristiyan, Mecusi yapar.”3 Bu hadis-i şerifte, çocukların hepsinin aynı yaratılışla doğdukları, ebeveynin örnek olma ve yönlendirmesinin ne kadar etkili olduğu anlatılmaktadır. 

Bu bir seferlik değil hayat boyunca dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çocuğunun sigara içmesini istemeyen bir ebeveyn önce sigarayı kendi bırakmalı yahut hiç içmemelidir. Çünkü çocuklar ebeveyni en ince ayrıntıya kadar hatta yüzdeki mimik işaretlerini bile farkında olmadan inceler ve taklit ederler.

Ebeveyn Hitaplara Dikkat Etmeli
Ebeveyn yetişkinlerin birbirlerine kullandıkları hitapları (aşkım, sevgilim, hayatım gibi) çocuklara kullanmamalıdır. Bunu duyduklarında ebeveynin, hayretle birlikte büyüklerin hoşuna gider ama buna müsaade edilmemelidir. Kişiliklerini oluştururken her birey kendi konumunu doğru belirlemelidir. Bu da çocuklara öğretim yolu ile kazandırılır.

Hakaret içeren sözlerden uzak durmalı: Aptal, geri zekâlı, salak gibi kelimeleri sinirlenince kullanmamalı; kullanmış ise özür dilemeli ve bir daha aynı şey yapmamalıdır. Bu yapılmayınca çocukların özgüvenlerini ve ebeveynine olan saygıyı zedeler.

Çocukların yanında kaba, argo, müstehcen sözlerin kullanılmamasına özen göstermeli, bunun ayıp ve çirkin olduğu şuurunu kazandırmalıyız.  Çünkü bunlar çocukların mahremiyet hassasiyetlerini azaltır ve hayâ duygularını yok eder. 

Çocuğun davranışları, karakter özellikleriyle birleştirerek ve mesaj içeren cümlelerle ve güzel sözlerle övülmeli. Mesela kendine güvenerek bir iş yaptığında “Müslüman çocuk cesur olur”, beklenmeyen davranış gösterdiğinde “İmanlı çocuk sabırlı olur” istenen şeyleri söylediğinde “Allah güzel konuşanları sever” yemekten evvel elini yıkadığında “Temiz çocuklar Cennet’e gider” denilmelidir.

Çocuğunuzu küfür ve terbiye dışı el hareketlerinin, terbiyesiz el şakalarının yapıldığı arkadaş ortamından uzak tutun. Bu mümkün değilse bu durumun ne kadar yanlış ve bunları yapmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu çocuğunuza hareket ve sözlerinizle sık sık hissettirin. Çocuğunuzu böyle davranmadığı için sık sık başkalarının yanında övün.

Ebeveyn Güvenilir Olmalı
Çocuklar ebeveyne güvenmeli, onlardan yardım isteyebilmeli, dertleşmeli sevinçli hallerini paylaşmalıdır. Bu yüzden ebeveyn asla yalan söylememeli, güveni yok edecek hareketlerden kaçınmalıdır. Özellikle ebeveyn verdiği sözde durmalı, gerçekleştiremeyeceği sözü vermemeli ve söz verdiği bir konuyu gerçekleştiremeyeceği zaman bunu telafi etmelidir. 

Çocuğunuza her gün mutlaka gülümseyerek; “Bana bugün anlatmak istediğin bir şey var mı?” diye sorun.

Ebeveyn İletişimi Kopartmamalı
Anne ve çocuk arasında özel bir bağ vardır. Kimsede olmayan bu bağı kullanarak anne, çocukların gönderdiği mesajı doğru anlamaya çalışmalıdır. Zira çocuk olumsuz durumların sinyalini mutlaka verir. Çocuğunu tanıyan anne bir olumsuzluk varsa onu hisseder.

Ebeveyni ile iletişim: Çocuk, anne baba ya da sadece biri ile en azında iletişiminde bir kopukluk yaşamamalıdır. Çocuk dertleşmeli, her konuyu konuşabilmeli, korktuğun için bir şeyi gizlememelidir. Her konuyu konuşabilecek rahat ortamlar oluşturulmalıdır. Sıkıntılı durumlarda kızmak yerine “Seni anlıyorum, sen nasıl istersen” gibi cümleler kullanılmalıdır.

Ebeveyn çocukları eleştirecek konular gündeme geldiğinde çocuğun kişiliğine değil davranışlarına yönelik eleştirilerde bulunmalıdır. “İşe yaramazsın, düzensizsin, sorumsuzsun” gibi değil “daha dikkatli olmalısın, odanı düzenlemelisin, geç kalmamalısın, …” şeklinde net ve davranışa yönelik cümleler kullanılmalı. Ve ardından “çünkü” deyip bu davranışı neden yapması gerektiğini anlatmalıdır.

Ebeveyn Çocuğu Doğru Sevmeli 
Sahabe-i Kirâm’dan Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor: “Bir gün Rasûl-i Ekrem (s.a.v.), torunu Hz. Hasan’ı (r.a.) öpüyordu. O sırada yanında bulunan Akra bin Hâbis:  ‘Benim on çocuğum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim,’ dedi.  Peygamber Efendimiz (s.a.v.), (evlat şefkatinden yoksun olan bu adama) baktı ve: ‘Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.’ buyurdu.”

Çocukların ebeveyn tarafından sevilmesi ve öpülmesi sevgi ve merhamet göstergesidir. Ancak çocuklar dudaklarından değil yanaklarından öpülmelidir. Bu hem kültürümüzde olmayan hem de alışkanlığa dönüşmemesi gereken bir davranış şeklidir.

Çocukları öpüp sarma konusunu şayet çocuk istemezse zorlamamalıyız. Akraba ve tanıdıklarımız da olsa bu konuda çocuğa saygı duymalı, onları anlamaya çalışmalıyız. Bir kişiye bu konuda aşırı tepki gösterdiğinde bu konuyu çocukla özel konuşmalı, içeriğini anlamaya çalışmalıyız.

Toplumumuz da olan cahili adetlerden biri de erkek çocuklarının cinsel organı ile oynayıp övünmedir. Küçük çocukları cinsel organlarına dokunarak, onları konu yaparak sevmek doğru değildir. Çünkü bu durum, onların özel alanlarının ihlalidir. Çocuk bu şekilde başkalarının özel alanlarının kullanılarak onlara şaka yapılabileceği inancını taşır. 
Ayrıca çocukları cinsel organlarını konu ederek sevmek, onları kendilerini kötü niyetli yabancılardan korumak konusunda etkisiz kılabilir. Çocuk, bir başkası özel alanına dokunmak istediğinde bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğunun ayrımını yapamayabilir. 

Çocuğun cinsel organlarını şaka konusu yapmak, göstermesini istemek, onlara dokunmaya çalışmak çocuğun cinsel kimlik gelişimi açısından oldukça sakıncalıdır.

Ebeveyn Davranışları Ölçülü Olmalı
Çocuğun, anne babayla yatağı ayrılmalıdır. İki yaşından itibaren çocuk yavaş yavaş bağımsızlığını kazanır ve kendi başına yemek yemeye, yolda kendi başına yürümek istemeye başlar. Bu dönem gelişim olarak da çocuğun odasının ayrılabileceği bir zamandır. Ancak farklı bazı durumlar olabilir. Genel olarak 4 yaşına kadar bu sorun çözülmelidir. 

Çocuğun anne babasının özel ilişkisine şahit olması da sakıncalıdır. Ebeveyn sarılma, öpme ve birlikte uyuma hallerinde dikkatli olmalıdır.

Yazı devam edecek…


Dipnotlar
1. Buhârî, Vesâyâ, 9; Müslîm, İmâre, 20.
2. Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 104.
3. Buhârî, “Cenâiz”, 79, 80, 93

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!