İslam'ı Tebliğden Vazgeçmek

İslam'ı Tebliğden Vazgeçmek
Celal ÇELİK
02 Mart 2016

Öyle bir zaman gelir ki tebliğ etmeye gerek kalmaz. Müslümanlardan bu görev düşer, ibadetlere devam ve dünyayı imardan başka bir iş ile uğraşmazlar. Dünyanın her noktasına İslam’ı hâkim kılarız. Kimse ile uğraşmaz, dertlenmez rüzgârın önündeki kuru yaprak gibi herkes ne yapıyor ise biz de onlara uyarız. Ne dert, ne hüzün, dünyanın tadını çıkarır, emeklilik hayalleri kurarız. Nefsimizi terbiye etmek ve çevremizdeki en ufak bir eksikliği bile düzeltme gayreti ile dünyada sanki Cennet hayatı yaşıyor oluruz. 
Acaba Müslümanların İslam’ı tebliğden vaz- geçmesi için gereken şartlar oluşmuş mudur?
Şeytan vesveseden vazgeçti de bu yüzden Müslümanların ilim öğrenmesine gerek kalmadı mı? İşi mi bıraktı? Yoksa iman mı etti?
Yanlış inancın her gün reklamını yapanlar vaz- geçti de; artık Hindistan’da üç milyon insan farelere tapmıyor mu? Japonlar, Yahudiler, Almanlar ve beyaz Amerikalılar tanrının kendilerini üstün ırk olarak yarattıklarına inanmıyorlar mı? Afrika’da artık totemlere tapınanlar kalmadı mı?
Küresel kapitalistler ve Siyonistler emellerinden vazgeçtiler de artık insanlığın hayrı için mi çalışıyorlar?
Enerji konusunda müthiş bir icat oldu savaşa gerek kalmadı mı? Artık bahanelerle ülkeler işgal edilmeyecek mi?
Vahşi kapitalistler artık daha fazla üretim için çevreyi yok edercesine davranmak yerine fidan dikmeye mi karar verdiler?
İlaç kartelleri yeni çıkan pahalı ilaçlarla ülkeleri, kıtaları sömürmek yerine hastalık çıkarmaktan vazgeçip; sağlıklı yaşam için, düzenli beslenme için sosyal programlar mı gerçekleştiriyorlar?
Spor, sinema, müzik, internet yoluyla insanların uyutulmaları, beyinlerinin yıkanması ve yönlendirilmesi bitti de insanların hayrına mı çalışıyorlar?
Beyin yıkama taktikleri ile insanlara satanizm, şehvet ve saldırganlık öğretilmiyor da iyiyi, doğruyu ve güzeli öğrenmeyi kolaylaştıracak çalışmalar mı yapılıyor?
Televizyondaki haber programlarında intihar eden, öldürülen, kan ve barut kokulu haberler yerine eğitim ve sağlıkla alakalı haberler mi var?
Alkol tüketimi sıfır oldu da bizim mi haberimiz yok? Yani artık ocaklar sönmüyor, her türlü kötülük işlenmiyor mu? Ağızlarında salyalarla, altına işeyen çocuklar babalarına sarılıp ağlarken, akıl sarhoşları hanımlarını artık dövmüyorlar mı?
Uyuşturucudan her gün binlerce genç zehirlenip, hayatları solmuyor mu? 
Egemen sistemler; kadınlara özgürlük adı altında ailelerin yok olmasına sebep olan her türlü yanlış yönlendirmeyi yapmıyorlar mı? İnsanın her zevki almaya hakkı var deyip zinayı meşrulaştırmıyorlar mı? Zinanın ürünü olan, istenmeyen çocukları anne karnında parçalamaya (kürtaja) devam etmiyorlar mı? Mutlu ve eğitimli ailelerin olması için destek olmaya mı çalışılıyor?
Silah satıcıları yeni silahları denemek ve satmak için artık savaşlar çıkarmıyorlar mı? Savaşlarda yetim çocuklar ve esirler, organ mafyası elinde parçalanmıyorlar mı?
Faiz ile inim inim inleyen fakirler artık intihar etmiyorlar mı? Yoksa faiz silahı ile milyonluk ülkeler bir gecede artık sömürülmüyorlar mı?
Dünya menfaati için din adamları, dinlerin az bir pahaya satmıyorlar mı? Şov programlarında mini etekli sunuculara, güzel ahlaktan bahsetmiyorlar mı?

Maalesef tüm bu kötülükler ve burada sayamadığımız zulümler fazlasıyla yaşanmaktadır. Dünyada akıllı olan insanlar ise bu kötülüklerin ancak İslam yaşanınca en aza ineceğini biliyorlar. Ancak sahip oldukları güç ve lüks ellerinden gidecek, herkes gibi yaşayacakları için bunu asla kabullenmek istemezler. Bugün ufak bir azınlığın mutluluğu için dünya şiddet ve sapıklık sarmalına sokularak yönetilmektedir.
Sorunların çözülmemesi için İslam yanlış tanıtılmakta, Müslümanlar teröristtir algısı beyinlerde oluşturulmaktadır. Küresel cahili güçler ve yerli işbirlikçileri İslam’ın öğrenilmemesi için büyük çaba sarf etmektedirler. Kur’an-ı Kerim’i yanlış yorumlamakta, her türlü ifrat ve tefrit ile İslam’ı öğretmekte, yanlış İslam âlimi örneklerini yetiştirmekte ve bunun için yüksek lisans ve doktora programları uygulanmaktadır. 
Bize düşen İslam’ı doğru öğrenme, doğru anlama ve doğru bir şekilde yaşayarak Allah’ın (c.c.) huzuruna varmaktır. Tebliği terk etmemek için her gün yüzlerce örnek ile karşılaşmaktayız. Bunlar bizi yılgınlığa ve ümitsizliğe düşürmeyip aksine yapmamız gereken tebliğ görevinin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatmaktadır.

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!