Her Daim... Ümitvar Olmak...

Her Daim... Ümitvar Olmak...
Enver GÖKKAYA
10 Eylül 2017

İslam, müntesiplerine her hal ve durumda Allah’ın (c.c.) yardımına güvenmelerini ve dayanmalarını emretmektedir. Allah’ın (c.c.) rahmetinden ve zaferinden ümit kesmeyi ise yasaklamaktadır. Allah’ın (c.c.) rahmetinden ümit kesenlerinise ancak inkâr edenler olduklarını beyan buyurmaktadır.1
 
Allah (c.c.) her şeyi sebepler ile yaratmıştır. Başarı için çalışmak, düşmana galibiyet için hazırlık yapmak ve neticeye varmak için gayret göstermek gerekir. Allah (c.c.) bizden sebeplere yapışıp sonucu kendisine havale etmemizi istemektedir. Sonuç ne olursa olsun Müslüman için Allah’ın (c.c.)şeraitine uygun olduğu ve O’nun rızası gözetildiği takdirde sonuç başarı ile bitecektir. Kalp huzuru, görevlerini yapmış bir kişinin mutluluğu, Allah’ın (c.c.) rızası ve Cennet…
 
Günümüzde İslam dünyasında mücadele meydanlarını ölüm sessizliğinin kapladığını görmekteyiz. Bir yandan şeytan hak davanın yolcularına ve mücadele edenlere ümitsizliği aşılarken, öbür yanda onları açlık, korku ve ölümle kandırmak istemektedir. Bunun dışında İslam düşmanları ise “her şey kontrolümüz altında, yaptığınız her şeyi biliyoruz!” ve benzeri propagandalarla Müslümanları ümitsizliğe ve çaresizliğe sevk etmektedirler.
 
Ümitsizlik bir salgın hastalık gibidir. Toplumun yeniden İslam’a dönmesinin, bir zamanlar olduğu gibi izzetli ve şerefli günlere tekrar kavuşmasının imkânsız olduğunu içermektedir. Ümitsizlik duvarını yıkan ilk yaklaşım Allah’ın (c.c.) kitabında verdiği örneklerdir. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz her ümmetin tarihi içinde karşılaştığı meşakkat dolu sahneleri bize örnek olarak gösterir. Bu sahnelerden birisinin sonucu şöyle beyan buyurulmuştur:
 
“Nihayet peygamberler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat)  suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez.”2

Umutsuzlukla baş etmek için öncü erlere büyük görevler düşmektedir. Tarih içinde insanların imkânsız gördüğü, gerçekleşme ihtimali vermediği ve belki de delilikle suçladıkları nice olaylar ve hedefler gerçekleşmiştir. Sosyoloji ilmi de bize önemli bir gerçeği açıklar; “Bu günün gerçekleri, dünün hayalleri; bu günün hayalleri, yarının gerçekleridir”
 
Müslümanların diriliş, ilerleme, değişim, gelişim ve hedefleri Allah’ın (c.c.) izniyle gerçekleşecektir. Ümitsizlik düşüncesini yıkan ikinci yaklaşım ise; tarih ilmidir. Bu konuda Nebevî tecrübe bize ışık tutmaktadır. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) on üç yıl boyunca yaptığı kararlı mücadele sonucunda seksen kişiye ulaştığını görüyoruz. Medine’ye hicret ve Mekke’nin fethinden sonra kısa bir zamanda İslam’ın Arap yarımadasına hâkim olduğunu ve daha sonra gelen süreçte ise dönemin iki süper gücü olan İran ve Bizans imparatorluklarını yenerek  büyük zaferlere imza attığını görüyoruz.

Ümitsizliği yıkan üçüncü araç ise; Allah’a (c.c.) samimi niyetle bağlanan ve gereken çaba ve gayreti gösteren kişilerin kesinlikle kazanacaklarını göstergesidir. Yüce Rabbimiz şöyle ferman buyurmaktadır;
 
“De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”3 İnsan hedeflerini gerçekleştiremeden hayatı sona erse de Allah’ın (c.c.) rızasını kazanacak ve sonunda başarıya ulaşacaktır.
 
Son olarak da Rabbimizin ve Rasulullah’ın (s.a.v.) müminlere verdiği müjdeler ümitsizlik duvarını yıkacaktır. Tıpkı Mekke’de müşriklerin acımasız işkenceleri sonuncunda Rasulullah’tan (s.a.v.) yardım isteyen Habbab b. el-Eret’e (r.a.)verdiği Kur’an-ı Kerim’deki cevap gibi:

 “Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah’ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.”4
 
Kur’an-ı Kerim’de yer alan Firavun’un İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmesi sonucunda verilen müjde gibi;
 
“Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa’yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksın? (Firavun): “Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz” dedi. Musa kavmine dedi ki: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah’tan korkup günahtan) sakınanlarındır. Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. (Musa), “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yer yüzüne hâkim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar” dedi.”5
 
“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.”6
 
Hadis-i şeriflerinde yer alan açıklamalar da bizleri müjdelemektedir;
 “Bu iş (İslam) gece ve gündüzün ulaştığı her yere kadar ulaşacaktır”7
 
“Kuşkusuz Allah yeryüzünü benim önüme serdi ve ben yeryüzünü doğusuyla batısıyla gördüm. Kesinlikle ümmetim bana gösterilen yeryüzüne hâkim olacaktır.”8
 Müslüman sürekli korku ve ümit arasında bulunmalıdır. Allah’a inanan, O’na tevekkül eden ve her işinde O’nun rızasını gözeten her bir mü’minin anlayışında ümitsizliğin yeri yoktur. Kafirlerin işkenceleri sürse de “Sabredin, size Cennet vadolunmuştur” peygamberi müjdesi gelecektir. Çağdaş firavunlar tüm çocukları katletse de bir Musa çıkacak ve firavunları devirecektir. Ashab-ı Uhdud gibi tüm toplum katledilse de Cennetten bir müjde bir çocuğun diliyle muştulayacaktır. Zafer bir onlara bir bize mutlaka gelecektir. Bize düşen çalışmak ve Allah’a (c.c.)  tevekkül etmektir.

Dipnotlar
1. Zümer Sûresi, 39/53
2. Yusuf Sûresi, 12/110; Ahzab sûresi, 33/10-27
3. Tevbe Sûresi, 9-105
4. Bakara Sûresi, 2/214
5. A’raf Sûresi, 7/127-129
6. Sâf Sûresi, 61/8-9; Saffat Sûresi, 37/171-173
7. Tirmizi
8. Müslim

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!