İnternet Fıkhı

İnternet Fıkhı
Celal ÇELİK
03 Mart 2018

İnterconnected Network’un kısaltması olan İnternet, dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının birbirleri ile bağlanması sonucu ortaya çıkmış olan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan, sürekli gelişen, büyüyen, uluslararası bir bilgisayar ve bilgi iletişim ağıdır.

Fıkıh ise, İslami bir kavram olup, sözlükte derinlemesine bilmek, kavramak anlamına gelir. Fıkıh kişinin günlük hayatındaki lehinde ve aleyhinde olan şeyleri bilmesi demektir.

İnternet fıkhı ya da internet ilmihali ise, internet hakkında Müslüman’ın helali ve haramı derinlemesine bilmesi anlamına gelmektedir.

İnternet fıkhı ya da ilmihali adına ne derseniz deyin, yalnız Türkiyeli Müslümanlara ait bir mesele olmaktan öte, dünyanın her yöresinde ben Müslümanım diyen herkesi ilgilendiren bir mesele haline gelmiştir.

Fıkıhta bir kural vardır. “Eşyada asıl olan mubahlıktır.”[1] Buradan yola çıkarak, tüm iletişim araçları da aslen mubahtır. Haram olmadıkça, harama yol açmadıkça, ahlakı zedelemedikçe ve Müslüman kimliğini yok saymadıkça mubahtır.

İnternetin ve sanal ortamın yaygın kullanımı beraberinde pek çok meseleyi de gündeme getirmiştir. Müslümanlar sanal ortamda da gerçek hayatta da, her zaman sorumluluklarını bilmek ve buna göre davranmak zorundadırlar. İyi-kötü, sevap-günah, helal-haram, doğru-yanlış, güzel-çirkin mefhumları hakikatte de sanal ortamda da geçerlidir. Ortamın sanal olması haramı, gayrimeşru ilişkiyi, günahı, müstehcenliği, haram ticareti, aldatmayı, ihtikârı, hırsızlığı, sahteciliği, kumarı helal kılamaz.  Gerçek hayattaki helal haram kavramı sanal ortam için de geçerlidir.

Şunu da unutmamak gerekir ki sosyal ağların hemen hemen tamamı yabancıların elinde. Bu şu demektir, sizin geçmişte internet dünyasında paylaştığınız bir yazınız, bir bilginiz, bir fotoğrafınız her neyse bunlar bu yabancılara ait serverlarda kaydedilmekte, siz kendi sitenizden, profilinizden silseniz dahi buralarda saklanmaktadır. Ayrıca bu yabancılar bu bilgileri istedikleri gibi arşivlemekte ve üzerinde çeşitli sosyolojik projeler de geliştirmektedirler. Bu da bu olayın düşünülmesi gereken bir başka boyutu.

Ulemanın bir kısmı yukarıda bahsedilen sıkıntılardan dolayı bu meseleye temkinli yaklaşmışlar, bir kısmı ise internet ve sosyal medyadan uzak durmuşlar bir kısmı da sınırlara dikkat ederek davet ve tebliğ amaçlı kullanmaktadırlar.

İnternet veya sosyal ağlar hakkında İslam âlimlerince verilen fetvaların bir kısmı:

 

1- İnternette çıplak kadınlara veya çıplak erkeklere bakmanın hükmü nedir?

Açık saçık görüntülere bakmak, müstehcen içerikli filmler seyretmek ve buna benzer muhtevada yayın yapan internet sitelerine girmek haramdır. Zinaya götüren hususların yanı sıra, zinaya zemin hazırlayıcı nitelikteki resim ve filmleri seyretmek  gerçek hayatta da sanal ortamda da dinen caiz değildir. Çünkü internet dünyası da gerçek hayat gibi Rabbimizin bizlere hesap soracağı alan içerisindedir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de “Mü'min erkeklere gözlerini harama bakmaktan sakındırmalarını ve mahrem yerlerini korumalarını söyle.” [2]

“Mü'min kadınlara de ki; gözlerini harama bakmaktan sakındırsınlar, mahrem yerlerini korusunlar...” [3]  

Zinaya yaklaşmayın (ona zemin oluşturacak davranışlardan uzak durun)! Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur."[4]  Buyurmaktadır.

 

2-Mahrem olmayan karşı cinslerin birbirinin arkadaş listesinde yer alması veya birbiriyle sohbet etmesi mesajlaşmasının hükmü nedir?

Kadın erkek ilişkileri, sanal da olsa İslam’ın koyduğu sınırlar ve iffet kuralları çerçevesinde kalmalıdır. Bu doğrultuda, zina yasaklandığı gibi, zinaya yol açan şeyler de yasaklanmıştır. Bu sakıncadan dolayı iş ortamının getirdiği mecburiyet haricinde yabancı kadınlarla sohbet etmek ve mesajlaşmak doğru değildir.

 

3-Bayanların sosyal ağlarda yer almasının hükmü nedir? Tesettüre riayet edilmiş olsa bile bayanların profil resimlerine veya albümlerine fotoğraflarını eklemeleri veya fotoğraflarını paylaşmalarının hükmü nedir? Aile fotoğraflarını profil resmi yapabilirler mi?

Bayanlar sosyal medyayı helal haram sınırlarına dikkat ettiği sürece kullanabilirler. Kendi aralarında paylaşımlar yapabilirler. Ancak tesettürlü bir bayanın sosyal medyada fotoğraf paylaşması, takva açısından uygun değildir. Zorunlu bir ihtiyaç olmadıkça sosyal medyaya resimlerini koymaları uygun değildir. Bu resimlerinin her türlü kötü amaç için kullanılmasına kapı açmamalıdır.

Profillerine aile fotoğraflarını, kendi veya kızlarının resimlerini koymaları da doğru değildir.

 

4-Sahte profil ismi ve resmi kullanmak caiz midir?

İnternet ortamında da olsa sahte‐çakma isim kullanmak caiz değildir. Ebû Hureyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Bizi aldatan bizden değildir.”[5]

 

5-Sosyal ağlar üzerinden oynanan oyunların hükmü nedir?

Bu tür oyunlar dinen yasaklanmış bir oyun olmamak yani kumara alet olmaması, günaha sokacak görüntüler olmaması, vakit israfına yol açmaması, namazları da kaçırmamak,  aile ve çocuklarını ihmal etmemek ve davet ve tebliğ ortamlarını da ihmal etmemek şartıyla oynanabilir.

 

6-Yeme-içme fotoğraflarının sosyal medyada yer alması doğru mudur?

Kişinin sosyal medyada yediği içtiği, gezdiği yerlerle ilgili paylaşımlar gösteriş maksatlı ise elbette doğru değildir. Ayrıca yiyeceklerle ilgili paylaşımlar  başkalarının imrenmesine vesile olacak ve herkesin de ulaşma imkânı olmayacağını düşünürsek ahlaki olarak da doğru bir davranış değildir.

Ancak bu paylaşımlar, bilgilendirme ve öğretime dayalı ise herhangi bir sakıncası yoktur. Bu konuda kişi niyetine göre karşılık alacaktır.

 

7-İşyerinde iken sosyal ağlarda gezinti yapmak caiz midir?

İşinizi aksatmıyor ve çalıştığınız işyeri sahibi bunu biliyor veya özellikle sizi yasaklamadı ise sakıncası olmaz. Aksi takdirde kul hakkına girer ve aldığı ücretide helalliğine gölge düşürür.

 

8-Bilgi paylaşımlarında ölçü nedir?

Doğruluğundan emin olunmayan, zanna dayalı bilgi ve haber paylaşımı yapmayın. Bu paylaşımlar sizlere müslümanlardan gelse dahi, doğru olmayabilir. Çünkü gönderen kişi incelememiş ve bu konuda hassas olmayabilir.   Doğruluğunu araştırmadan bir paylaşım yapılmamalı. Kur’an-ı Kerim’de Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.”[6] Buyrulmak suretiyle takınılacak tavır net olarak belirlenmiştir. Yalan gönderiyi beğenen de paylaşan da yalancıdır.

İnternet ortamı, ‘beğeni’ yaptıran bir yerdir. Bir tweet atılır, bir diğeri onu beğenir. Bu beğeni bir şahadettir. Tweet’i atan biri yalan söylüyorsa onu retweet eden yalanı onaylar. Yalanın yalancısı da yalancıdır. Onu için paylaşımları teyit etmeliyiz. Paylaşımlarda mesuliyet vardır.

 

9-İnternette amaçsız hedefsiz gezmenin hükmü nedir?

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah (c.c.) Mü’minlerin özelliklerinden bahsederken şöyle buyurmaktadır; “Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.”[7] Boş söz ve hareketlerden, boş ilgi ve düşüncelerden yararsız hareketlerden kaçınırlar. Bir müslüman internette amaçsız ve hedefsiz bir şekilde vaktini harcayamaz, harcamamalı.

Bunun yanında bugün insanlar önemli önemsiz, gerekli gereksiz her şeyi paylaşarak, insanların zamanlarını çalarak kul hakkına girmiş olmaktadırlar.

 

10- Başkasının cep telefonunu kullanma veya telefonuna bakma.

Kimsenin bilgisayarı, cep telefonu, sahibinin izni olmadan kullanılamaz. Bunun tek istisnası anne-babanın, çocuğun cep telefona müdahalesinde olabilir. Anne-baba çocuğun kullandığı telefonun da dinen sorumlusu durumundadır.

Müslümanın cep telefonunu izinsiz alıp kullanmak caiz olmadığı gibi o telefona muttali olmak (konuşmasını dinlemek) da caiz değildir. Kişi, ‘sana mesaj var, bakayım kimden gelmiş’ diye eşinin telefonuna bile bakmamalıdır. Tabii ki acil vakalarda ve bazı istisnalar da olabilir.

Kısacası ölçü olarak söylenilecek husus; sanal ortamda da helal-haram duyarlılığı ile hareket etmek, Müslüman şahsiyeti, iffeti, hayâ ve sorumluluğundan ödün vermemektir. Müslüman internet ortamında da müslümandır.

Bu konularda tavsiyemiz, internette gezerken, araştırma ve incelemelerimizi yaparken Allah’ın (c.c.) ve meleklerin bizleri her an gördüğü şuuruyla dikkatli ve uyanık bir hal içinde olursak, bu hal bizi ahlaksız görüntülere, sitelere, söz ve davranışlara dalmaktan, anlamsız, gereksiz paylaşımlardan da, amaçsız, gayesiz gezinmelerden sizleri koruyacaktır.

Bu yazımızda internet fıkhı ve onunla ilgili verilmiş bazı fetvaları aktardık, bazılarını aktaramadık ve konuyla ilgili çözülmesi gereken birçok fetva ise beklemektedir. Aktardığımız fetvaları detaylı bir şekilde delilleriyle birlikte internet ortamında bulup inceleyebilirsiniz. Bizim amacımız bu konunun önemini arz etmek ve bir farkındalık oluşturmaktır.

Günümüzde olduğu gibi internet ve sosyal medya meselesi gelecekte de ciddi bir durum arz etmeye devam edecektir. İnternet ve sosyal medyaya ait konulara her gün bir yenisi eklenerek devam etmekte ve gelecekte de devam edeceği kesin gibi gözüküyor.

Bu konularda biz Müslümanlar uyanık olmak, bilgilerimizi güncellemek, irademize hâkim olmak ve hataya düşmemek durumundayız. Ayrıca bu konularla ilgili çalışma yapacak ve ümmeti aydınlatacak, onlara yol gösterecek âlimlere de ihtiyacımız vardır. Rabbim her alanda olduğu gibi bu konuları da araştıracak ve bizleri aydınlatacak âlimlerimizi yetiştirmeyi bizlere nasip eylesin. Amin…

 


[1]  Zeydan, Abdulkerim;İslam Hukukuna Giriş, s. 286

[2]  Nur Sûresi;  24/30

[3]  Nur Sûresi;  24/31

[4]       İsra Sûresi;  17/ 32

[5]      Müslim, Îmân 164, Fiten 16

[6]     Hucurat suresi, 49/6

[7]     Mu’minun suresi, 23/2


 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
 
 
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!